Huzursuz bağırsak sendromuna ne iyi gelir?

0

Uzmanlar, huzursuz bağırsak sendromu için ‘ne yapacağı belli olmayan deniz gibidir, kimi zaman dalgalanır kimi zaman durulur’ şeklinde bir benzetme yapıyor. Tıpta İrritabl bağırsak sendromu (İBS) olarak geçen ve halk içinde huzursuz bağırsak sendromu olarak anlatılan İBS, kronik tekrarlayan karın ağrısı yada hastalık hissi ve bağırsak alışkanlığında değişim ile karakterize, yaşamı tehdit etmeyen sadece hastaların yaşam standardını mühim düzeyde bozan ve sık karşılaşılan fonksiyonel gastrointestinal hastalık. Bu hastalıkta beslenmenin düzenlenmesi, şikayetleri azaltmaya yönelik verilen medikal tedaviden fazlaca daha mühim bir yer tutuyor. Huzursuz bağırsak sendromu tedavisinde beslenmenin önemi için ikimiz de pek fazlaca uzmandan görüş aldık, hangi besinlerin iyi geldiğini ve nelerin iyi gelmediğini konuştuk. Dünya genelinde yüzde 10-15 görülme sıklığı olan İBS, bölgesel değişimler göstermekle beraber, daha fazlaca hanımlarda görülüyor. 60 yaşından sonrasında fazlaca ender hale geliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Nimet Yılmaz; karın ağrısı, gaz, şişkinlik, kabızlık yada ishal ile başvuran hastaların detaylı değerlendirmesi ve tetkikleri sonucunda organik bir patoloji bulunamaması üstüne İBS tanısının akla gelmesi icap ettiğini belirtiyor. İBS’nin patofizyolojisi multifaktöriyel olup ruhsal, genetik, psikososyal, bilişsel ve çevresel faktörlerin etkileşiminin sonucu ortaya çıkmış olduğu bilinmektedir. Hastalarda uyarılara karşı artmış idrak etme, düzgüsel popülasyona nazaran sık görülmektedir. Rejim, ruhsal faktörler, geçirilmiş enfeksiyonlar, bağırsak florasındaki değişimler, mide ve bağırsaklarda hareketliliğinde değişme, bağırsakta bakteriyel aşırı çoğalma, intestinal mukozal inflamasyon ve beyin-bağırsak sistem etkileşimi benzer biçimde pek fazlaca unsur hastalığın kaynağında ve gelişmesinde rol alır. Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sezgin Barutçu, Halk içinde ‘huzursuz bağırsak’ olarak malum İBS’nin her 10 kişinin birinde görülebilen fazlaca yaygın bir durum bulunduğunun altını çiziyor. “Hastaların günlük yaşam standardını etkileyecek şekilde şikayetlere neden olan İBS, iş gücü yitirilmesine niçin olabildiği için de fazlaca ehemmiyet taşımaktadır”

HUZURSUZ BAĞIRSAK SENDROMU NEDEN OLUR?

Risk faktörleri içinde stres, geçirilmiş bağırsak enfeksiyonları, antibiyotikler ve bunların sonucunda bağırsak florasının bozulmasının yer aldığını vurgu icra eden Dr. Barutçu, “Hastalarda beyin-bağırsak aksının bozulması da hastalığın ortaya çıkmasında fazlaca mühim rol oynamaktadır. Kanserle karışabilecek bulgular olması sebebiyle özelikle ileri yaş, kilo kaybı, anemi, ilaç tedavisine dirençli semptomlar, kanlı ishal ve gece şikâyetleri olan hastalarda kesinlikle ileri araştırma yapılmalıdır. Sadece İBS’nin kansere dönüşmeyeceği de unutulmamalıdır.” diyor.

TEDAVİDE HEM BESLENMENİN HEM DE PSİKİYATRİK DESTEĞİN ROLÜ VAR

Huzursuz bağırsak sendromunun tedavisinde diyetin fazlaca mühim rol oynadığını belirten Dr. Barutçu, medikal tedavinin ise semptoma yönelik bulunduğunu ifade ediyor ve “Bu hastalıkta stres mühim bir rol oynadığından tedavide kimi zaman psikiyatrik desteğe gereksinim duyulabilir.” uyarısında bulunuyor.

İRRİTABL BAĞIRSAK SENDROMUNDA TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ

Günümüzde hemen hemen İBS’nin kati tedavisinin bulunmadığını ifade eden Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Tuba Ustaoğlu, meydana getirilen çalışmalarda hastalık semptomlarıyla gıda tüketimi içinde ilişkiler bulunduğunun bildirildiğini söylemiş oldu. Ustaoğlu, hastalara öncelikli olarak yaşam tarzının ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin önerildiğini hatırlattı. “Bu hastalığın geleneksel rejim önerileri; tertipli öğün tüketiminin sağlanması, fazla oranda öğün tüketiminden kaçınılması, yağlı, gaz icra eden, kafeinli yiyecek ve karbonatlı içecek tüketiminin azaltılması şeklindedir. Son dönemde beslenme tedavisinde fermente oligosakkaritler, disakkaritler, monosakkaritler ve polyollerin rejimde azaltılması prensibine dayanan FODMAP rejimi ve gluten eliminasyonunun yapıldığı glutensiz diyetin de İBS semptomlarının iyileşmesinde pozitif yönde etkilerinin bulunduğunu gösteren emekler mevcuttur.”

ÖRNEK VAKALAR

Hastaların genel anlamda tekrarlayan karın ağrısı, ishal, kabızlık, şişkinlik, gaz ve karında gerginlik şikayetleriyle doktor ya da diyetisyene başvurduklarını hatırlatan Diyetisyen Nihal Özdemir, “Güncel emekler rejim düzenlemelerinin bağırsağı düzelterek İBS semptomlarını iyileştirdiğine işaret etmektedir” diyerek diyetin önemini beyan etti. Beslenme tedavisindeki amaçlarının kafi gıda alımını sağlamak, spesifik İBS semptomlarına nazaran rejimi düzenlemek ve besinlerin semptom yönetimindeki potansiyel rollerini hastaya açıklamak bulunduğunu belirten Özdemir, vakalarda ilk olarak hekimle birlikte teşhis koyduktan sonrasında hastayı tedavi olacağına ikna ederek işe başladıklarını belirtiyor. Bundan dolayı, İBS’de beslenme tedavisinin temeli hastayla iyi bir yazışma kurmaktan geçiyor. Psikoterapi tedavi sürecinin mühim bir parçası olduğundan takip esnasında psikiyatristten de hastalar için destek isteniyor. Beslenme ise en eleştiri mevzu. “Hastaların yüzde 70 kadarı, semptom başlangıcının yada alevlenmesinin süt ve süt ürünleri, buğday ürünleri, lahana, soğan, fasulye, acı baharatlar benzer biçimde belirli yiyeceklerle ilişkili bulunduğunu bildirmekte, bir çok glutensiz ve laktozsuz rejimler tecrübe etme eğilimindedir.” Sık görülen ve yaşamı etkileyen bu hastalıkta, “Fermente Edilebilen Oligo-, Di-, Mono-sakkaritler ve Polioller”i kısıtlayan bir rejim olan FODMAP rejiminde karbonhidratların rejimde olabildiğince azca kullanılması hedefleniyor. Beslenme uzmanı takibinde uygulanan bu rejimde hangi gıdaların IBS semptomlarınızı tetiklediği saptanıyor. Böylece, belirlenen gıdalar rejiminizden çıkartılıyor ve böylece semptomlar azalıyor. .

EV YOĞURDU MİDEYE İYİ GELİYOR

Bununla birlikte uzmanlar ev yoğurdu benzer biçimde besinlerin de İBS’ye iyi geldiğini ifade ediyor. Sadece süt ve süt ürünlerini tüketirken dikkatli olunması gerekiyor.

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNİN TÜKETİMİNE DİKKAT!

Gastroentoloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Kalaycı, sütte rahatsızlığa yol açanın laktoz isminde olan süt şekeri bulunduğunu ifade ediyor. Sadece ne yazık ki laktozsuz süt içmek şikayetleri gidermiyor. Bilhassa dondurmadan uzak durulması gerekiyor. Süt rahatsız etmiş olduğu halde yoğurt birçok kişiyi etkilemiyor. Bundan dolayı yoğurt içinde laktozun sindirimini elde eden yararlı mikroplar var. Prof. Dr. Kalaycı, uzak durulması ihtiyaç duyulan bir başka besin grubunun şekerler bulunduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte gluten hassasiyetinin belirlenmesi gerekiyor. Meyvelerdeki fruktoz, tatlandırıcılardaki sorbitol ve pek fazlaca hazır gıdada bulunan mısır şurubundan mümkün olduğunca kaçınılmalı. Kırılgan bağırsak sendromunda hastaların dörtte biri gluten (buğday proteini) içermeyen rejimden yarar görüyor. Kişinin gluten duyarlılığı olup olmadığını anlamanın yolu da üç hafta glutensiz beslenmeden geçiyor. Hemen sonra rejime yavaş yavaş gluten ekleniyor ve şahıs ne kadar oranda gluteni tolere edebileceğini kendi belirliyor. Yakınmaları artıran bir başka gıda grubu gaz icra eden gıdalar. Bilhassa gaz ve şişkinlik ön plandaysa fasulye, kabak, Brüksel lahanası, karnabahar, brokoli, muz, kayısı ve erik benzer biçimde gıdalardan uzak durulmalı. Kabızlığı ön planda olanlarda ise bağırsak hareketlerinin artırılması için posa miktarı artırılmalı. Rejimle posayı çoğaltmak zorsa hazır satılan posa ürünleri tüketilebilir.

Cevap bırakın

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası