Kış aylarında sinüzite karşı 6 önemli kural

Kış aylarında sinüzite karşı 6 mühim kaide – Sıhhat Haberleri

Kış aylarında sinüzite karşı 6 önemli kural

Sinüsleri döşeyen mukozanın iltihaplanmasıyla karakterize bir enfeksiyon hastalığı olan sinüzit yaşam standardını oldukça düşürebilen bir hastalık. Tedavide gecikildiğinde sinüs enfeksiyonu yayılıyor ve bunun sonucunda görme kaybından yüz kemiklerinde iltihaplanmaya ve kronik farenjitten menenjite kadar pek fazlaca ciddi tablolar gelişebiliyor. Erken dönemde tedavi edildiğinde ise hastalığın kronikleşmesinin önüne geçilerek ameliyata gerek kalmadan şikayetlerin giderilmesi mümkün olabiliyor. Sinüzit en yaygın olarak kış mevsiminde görülüyor. Bunun sebebi ise viral enfeksiyonların bu mevsimde kapımızı daha sık çalmaları. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, sinüzitin en sık grip şeklinde viral enfeksiyonlar sebebiyle oluştuğuna dikkat çekerek, ”Viral enfeksiyon sebebiyle burun mukozası ve sinüsleri döşeyen mukozada irin meydana geliyor. Bundan dolayı sinüslerin havalanması bozuluyor ve virüslerin yanında bakteriler de ikincil enfeksiyona yol açarak sinüzit tablosuna dahil olabiliyor. Bu hastalar yüz ağrısı, sarı renkli geniz akıntısı ve burun akıntısından yakınma edebiliyor. Kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunma şekillerinin titizlikle uygulanması, hastalık oluşmuşsa süre kaybetmeden tedavi olunması önemlidir” diyor.

SİGARAYI MUTLAKA BIRAKIN

Burun ve sinüslerdeki mukozalar solunum sistemini korumuş olan mukus üretiyorlar. Bunun yanı sıra burun içinde ve sinüslerde, havadan gelen partikülleri, bakterileri ve akıntıları genize doğru süpüren silyalar mevcut. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, sigaranın burun içindeki mukoza ve silya yapılarına zarar vererek enfeksiyona eğilim hazırladığı uyarısında bulunarak, “Silyaların fonksiyonu bozulduğunda sinüslerin içinde mukuslar birikiyor. Virüslerin bu mukusların içinde çoğalmalarıyla da sinüzit oluşuyor. Bundan dolayı sigara kullanmamalı ve sigara dumanına maruz kalmaktan da mümkün olduğunca kaçınmalısınız” diyor.

ALERJİK ETKENLERDEN UZAK DURUN

Sinüzit alerji zemininde de gelişebiliyor. Alerji sebebiyle burun mukozası ve sinüs ağızlarında ödem oluşuyor, bununla birlikte mukus sekresyonu artıyor. Bunun sonucunda sinüslerin drenajı bozuluyor, artan mukusla da virüs ve bakterilerin çoğalabileceği ortam oluşuyor. Dolayısıyla hapşırma, gözlerde sulanma ve öksürük şeklinde yakınmalarda; alerjik ajanların tespit edilmesi için hekiminize başvurun. Alerji testiyle beraber belirlenen alerjik etkenlerden korunmak için lüzumlu önlemleri almayı dikkatsizlik etmeyin. Mesela alerjik tepki gösterdiğiniz besinler var ise, bu tarz şeyleri günlük rejiminizden çıkarın. Evinizde ve yatak odanızda toz dokunabilecek peluş oyuncaklar, uzun tüylü halı ve battaniyeler, kitap ve objeler şeklinde materyalleri mümkün olduğunda azaltın ve var olanları da kapalı dolaplara kaldırın. Ev tozunu almak için etkili elektrik süpürgesi yada hava temizleyicisi kullanmanız da mühim. Bunların yanı sıra tertipli toz almalı, zemin temizliği yapmalı ve yatak örtülerini sık sık yıkamalısınız.

UYKUNUZ DÜZENLİ OLSUN

Üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı gelişen sinüzitten korunmada kuvvetli bir bağışıklık sistemi son aşama mühim bir role haiz. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için almanız ihtiyaç duyulan en mühim önlemlerin başlangıcında ise uyku düzeni ve kalitesi geliyor. Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, yetişkinlerde günlük uyku süresinin 7-9 saat olması icap ettiğini belirterek, önerilerini şu şekilde sıralıyor: “En verimli uyku saatleri 23.00-03.00 süre aralığında oluyor. Uyku düzenini sağlamak için her gün aynı saatte yatıp kalkmaya itina gösterin. Yatma saatinden ilkin kafeinli içecekler tüketmemeli, yiyecek yememelisiniz. Kesinlikle bir şeyler yiyip içmek istiyorsanız; rahatlatıcı tesiri sebebiyle ılık süt içilebilir yada yoğurt tüketebilirsiniz. Yatağa rahat giysilerle yatmalı ve odanın karanlık olmasını sağlamalısınız. Gün içinde tertipli egzersiz yapmanız da kaliteli uykuya destek olacaktır” Kişisel hijyene dikkat! Sinüzite en sık neden olan niçin virüs ve bakteriler olduğundan kişisel hijyeninize dikkat etmeyi, ellerinizi sık sık yıkamayı dikkatsizlik etmeyin. Kişisel hijyen hastalık yapıcı mikropların vücudunuza bulaşmalarını ve çevreye yayılmalarını önleyecektir. Doğru el temizliği için ellerinizi su ve sabunla minimum 20 saniye süresince, akan suyun altında sudan geçirin. Ellerinizi temizlendikten sonrasında kesinlikle kurutun ve ortak kullanım alanlarında mümkünse havlu yerine kağıt havlu kullanın.

AŞI OLMANIZ ÇOK ÖNEMLİ!

Kış mevsiminde kapalı alanlarda daha çok süre geçiriyor ve birbirimize yakın mesafede bulunuyoruz. Bunun sonucunda öksürük ve hapşırıkla yayılan virüslerin solunum kanalıyla bulaşma riskleri artıyor. Ek olarak sık havalandırılmayan kapalı mekanlarda enfeksiyona neden olan virüsler daha kolay yayılıyorlar. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, grip aşısının viral enfeksiyonlardan korunmada mühim bir rol üstlendiğini belirterek, “Viral enfeksiyon zemininde gelişen sinüzit riskini azaltmak için influenza ve Covid-19 aşılarını yaptırmayı dikkatsizlik etmeyin” diyor. Giyim seçiminiz doğru olsun Soğuk algınlığı sonucu gelişebilecek sinüzitten korunmak için mevsim koşullarına uygun giyinerek vücut ısınızı koruyun. Soğuk havalarda bere, atkı ve eldiven kullanmanız, vücut ısınızı korumanızda yararlı olacaktır.

1 yorum
  1. İSMAİL diyor

    15:30:01 saatte okuduğum habere bak

Yoruma kapalı.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası